İngiltere'nin güneydoğusunda küçük ve şirin bir sahil kenti olan
Ramsgate, pek çok tarihi binaya, spor tesisine ve güzel bir yat
limanına sahiptir.
Şehrin mimari yapısı genel olarak georgian
dönemde inşa edilmiş binalarla örülüdür ve Britanya mimarisinin en
önemli temsilcisi tasarımcı ve mimar AW Pugin tarafından inşa edilmiş
olan St Augustin's 1851 Roman Catholic Katedrali de bu şehirde bulunur.
Tam
anlamıyla denizle içiçe geçmiş olan bu şehirde güneşli kumsalların,
yaygın feribot seferlerinin, cazip yat marinasının yanısıra bir de
denizcilik müzesi bulunur. Özellikle Güney'deki Pegwell Bay plajı yaz
aylarında mutlaka uğranılması gereken canlı bir merkeze dönüşür.
Canlı cafeler ve restoranlarla dolu olan ve tamamen turizme ve kısmende
balıkçılığa adanmış olan bu şehir metropol gürültüsünden uzak fakat
canlı bir ortam sunar ve öğrenciler için ideal bir eğitim ortamı
oluşturur.
İngiltere dendiğinde çoğumuzun aklına her daim yağmurlu ve sisli bir
hava gelir. Bu önyargı ne yazıkki büyük ölçüde doğrudur. Sisten göz
gözü görmeyen caddeler daha çok eski zamanlarin, mesela Oliver Twist'in
yaşadığı zamanın Londra’si yüzünden nam salmış olsa da, İngiltere’nın
yıl boyu yağmurlu olduğu şu götürmez bir gerçektir.
İngiltere’nin
havası aynı zamanda oldukça değişken ve güvenilmezdir. Yaz aylarında
soğuktan titreyebilirsiniz, ya da kışın ortası gayet ılılmlı bir
havanın tadını çıkarabilirsiniz. Bu hava konusu, İngilizler için tam
bir “ice breaker”dir. “Buz kırıcı” olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz
bu terim, birbirini tanımayan insanların konuşmaya başlamasını sağlayan
konulardan bahsetmek için kullanılır. Duruma göre havanın ne kadar
güzel ya da ne kdar kötü olduğundan uzun uzun bahseden iki kişi
görürseniz bilinki orlar İngiliz’dir. Hele hele bu iki kişi kuyrukta
bekliyorsa hiç şüpheniz olmasın. Çünkü İngiliz’lerin ikinci ayırt edici
özelliği de ne kadar uzun olursa olsun hiç sıkılmadan ve şikayet
etmeden düzenli bir şekilde kuyrukta beklemektir!
İngiltere özellikle
Türkiye ile kıyasladığımızda çok geniş bir yüzölçümüne sahip değildir.
Bu nedenle iklim de çoğu yerde aşağı yukarı aynı seyreder. İskoçya ve
Manchester , Liverpool gibi İngiltere’nin kuzeyindeki şehirlerde
havanın çok daha sert ve soğuk olduğunu yine de aklınızda
bulundurmanızda yarar var. İngiltere’nin çoğu bölgesine oranla daha
fazla güneş alan Ramsgate’de yıl boyunca ılıman bir iklim hakimdir.
İngiltere’de öğrencilere sunulan en avantajlı konaklama opsiyonu aile
yanı konaklamadır. Aile yanı konaklamada öğrenci gittiği okulla
anlaşmalı ve sağlam referanslara sahip bir İngiliz ailenin evinde
kendine ait konforlu bir odada kalir. İsteğe göre tam pansiyon ya da
yarım pansiyon olarak yapılabilecek bu düzenleme okulda
öğrendiklerinizi her gün düzenli olarak pratik yapmanıza ve ülkenin
kültürünü gözlemlemenize olanak tanır.
İngiltere’de uzun dönem kalan bir
çok öğrencinin tercihi “shared house” denilen evlerdir. Oda kirası ve
faturaların bir bölümünü ödeyerek mutfağı ve banyoyu evde kalan diğer
kişilerle paylaşırsınız.
Eğer daha fazla bağımsızlık ve konfor
istiyorsanız tanıdığınız arkadaşlarınızla ortaklaşa ya da kendinize ait
bir apartman dairesi ya da ev kiralayabilirsiniz. İngiltere’de genelde
6 aydan kısa süreli kontrat mümkün değildir. Ev sahibi 1 ya da 1,5
aylık kira bedelini depozit olarak peşinen ister ve evden ayrılırken
herhangi bir zarar ya da eksiklik bulursa bu paranın bir kısmını tutma
hakkına sahiptir.
Eğer kısa dönem için Ramsgate'da
bulunacaksanız, bir tatil şehrinde bulunmanın getirdiği avantajdan
yararlanıp okulunuza yakın bir otel ya da pansiyonda kalmak da bir
diğer alternatifiniz.