Dünyanın en köklü üniversitelerinden biri olan Oxford Üniversitesi’ne
ev sahipliği yapan bu kent tam bir öğrenci şehri olma özelliğini
yüzyıllardır korumaktadır.
Ülke genelinde %5.1 olan öğrenci
nüfusu Oxford’da %26 ya ulaşmıştır. Dünyanın dört bir yanından gelen
öğrencilerin ve turistlerin varlığıyla ortaya çıkan kozmopolit
atmosferin yanında, Oxford Üniversitesinin tarihi ve görkemli
kolejleri, yemyeşil parkları, gece hayatı, kaliteli restoranları,
kültür ve sanat merkezleri de geleneksel İngiliz yaşantısını
deneyimlemenize olanak tanır.
Coğrafi konumu dolayısıyla
Londra, Birmingham, Bath ve Brighton gibi önemli şehirlere ulaşım hızlı
ve kolaydır. Başkent Londra’ya günün 24 saati ve her 10 dakikada bir
kalkan otobüsler aracılığı ile ulaşabilirsiniz. Cherwell ve Isis
nehirleri özellikle yazları “punt” adı verilen göndollarla gezintiye
çıkan, kanoya binen, ya da küçük motorlu teknelerle şehri turlayan
turistlerle doludur.
Yılın her ayında Oxford'da nehir
kıyısındaki café ya da barlarda arkadaşlarınızla oturarak ya da nehir
boyunca yürüyüş yaparak stres atabilirsiniz.
- Oxford Üniversitesi’nin kolejlerini ve şehirdeki yüzlerce tarihi bina ve kiliseden bazılarını ziyaret edin
- Cherwell nehrinde kanoya ve gondola binin, ördekleri ve kuğuları besleyin
- Bir bisiklet kiralayıp şehri dolaşın
- Müzeleri, galerileri, rengarenk açık marketleri ve kitapçıları dolaşın
- Üstü açık otobüslerle şehir türü yapın
- Ünlü Warwick kalesinden İngiltere kırlarını seyredin
- Stratford’da Shakespeare’in doğduğu yeri ziyaret edin
- Diğer öğrencilerle birlikte renkli gece hayatının tadını çıkarın
İngiltere dendiğinde çoğumuzun aklına her daim yağmurlu ve sisli bir
hava gelir. Bu önyargı ne yazıkki büyük ölçüde doğrudur. Sisten göz
gözü görmeyen caddeler daha çok eski zamanlarin, mesela Oliver Twist'in
yaşadığı zamanın Londra’si yüzünden nam salmış olsa da, İngiltere’nın
yıl boyu yağmurlu olduğu şu götürmez bir gerçektir. İngiltere’nin
havası aynı zamanda oldukça değişken ve güvenilmezdir. Yaz aylarında
soğuktan titreyebilirsiniz, ya da kışın ortası gayet ılılmlı bir
havanın tadını çıkarabilirsiniz.
Bu hava konusu, İngilizler için tam
bir “ice breaker”dir. “Buz kırıcı” olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz
bu terim, birbirini tanımayan insanların konuşmaya başlamasını sağlayan
konulardan bahsetmek için kullanılır. Duruma göre havanın ne kadar
güzel ya da ne kdar kötü olduğundan uzun uzun bahseden iki kişi
görürseniz bilinki orlar İngiliz’dir. Hele hele bu iki kişi kuyrukta
bekliyorsa hiç şüpheniz olmasın. Çünkü İngiliz’lerin ikinci ayırt edici
özelliği de ne kadar uzun olursa olsun hiç sıkılmadan ve şikayet
etmeden düzenli bir şekilde kuyrukta beklemektir!
İngiltere
özellikle Türkiye ile kıyasladığımızda çok geniş bir yüzölçümüne sahip
değildir. Bu nedenle iklim de çoğu yerde aşağı yukarı aynı seyreder.
İskoçya ve Manchester , Liverpool gibi İngiltere’nin kuzeyindeki
şehirlerde havanın çok daha sert ve soğuk olduğunu yine de aklınızda
bulundurmanızda yarar var. Oxford’un değişken iklimine uyum sağlamak
için yanınıza hem şemsiye ve palto, hemde yazlık kıyafetler almayı
unutmayın. Yaz aylarında hava, parklarda piknik yapacak kadar güzel
olacaktir. Kışınsa geleneksel bir İngiliz 'pub'ında şominenin
karşısında oturarak Oxford’un tadını çıkarabilirsiniz.
İngiltere’nin ortalarında yer alan Oxford’a en yakın uluslararası
havaalanları Londra’ya bağlı Heatrow ve Gatwick ile Birmingham
Havalimanıdır.
Bu üç havaalanından Oxford’a hızlı tren ve otobüs
seferleri ile ulaşabilirsiniz. Şehir içi ulaşımda birçok öğrenci gibi
bisiklet kullanabilirsiniz. Otobüs ya da taksi ise diğer alternatifler.
Oxford’da araba kullanmanızı tavsiye etmiyoruz çünkü şehir
içinde park etme olanakları oldukça kısıtlı. Ulaşımınızı mutlaka özel
aracınızla sağlamak isterseniz Park&Ride servislerinden mutlaka
yararlanın. Bunlar şehir merkezinin biraz dışındaki otoparklara
arabanızı bırakıp 10 dakikada bir gelen otobüslerle park ve bilet
ücreti dahil olmak üzere seyahat etmenize olanak tanır.
İngiltere’de öğrencilere sunulan en avantajlı konaklama opsiyonu aile
yanı konaklamadır. Aile yanı konaklamada öğrenci gittiği okulla
anlaşmalı ve sağlam referanslara sahip bir İngiliz ailenin evinde
kendine ait konforlu bir odada kalir. İsteğe göre tam pansiyon ya da
yarım pansiyon olarak yapılabilecek bu düzenleme okulda
öğrendiklerinizi her gün düzenli olarak pratik yapmanıza ve ülkenin
kültürünü gözlemlemenize olanak tanır.
Daha pahalı fakat size daha
fazla özgürlük olanağı tanıyacak bir diger seçenek ise öğrenci
yurtlarında kalmaktır. Aile yanı konaklamada kendi odanıza sahip
olursunuz, yurtlarda ise genellikle odanızı bir ya da birkaç öğrenciyle
paylaşmak durumundasınız.
İngiltere’de uzun dönem kalan bir çok
öğrencinin tercihi “shared house” denilen evlerdir. Oda kirası ve
faturaların bir bölümünü ödeyerek mutfağı ve banyoyu evde kalan diğer
kişilerle paylaşırsınız.
Eğer daha fazla bağımsızlık ve konfor
istiyorsanız tanıdığınız arkadaşlarınızla ortaklaşa ya da kendinize ait
bir apartman dairesi ya da ev kiralayabilirsiniz. İngiltere’de genelde
6 aydan kısa süreli kontrat mümkün değildir. Ev sahibi 1 ya da 1,5
aylık kira bedelini depozit olarak peşinen ister ve evden ayrılırken
herhangi bir zarar ya da eksiklik bulursa bu paranın bir kısmını tutma
hakkına sahiptir.