İngiltere’nin güney sahilinde yer alan Brighton en popüler tatil beldelerinin de başında gelir.
18.
yüzyıla kadar sakın bir balıkçı kasabası olan Brighton yavaş yavaş
tuzlu deniz suyunun sağlığa iyi geldiği rivayetiyle hastaların ve
zengin kesimin yerlestiği bir tedavi merkezi haline gelmiş, günümüzde
ise yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği bir tatil ve eğlence
merkezine dönüşmüştür.
Şehir, günümüzde 2 üniversitesi, gece hayatı ve yıl boyunca süren çok çeşitli aktiviteleriyle birçok öğrencinin ilk tercihi.
Brighton'da
öğrenim görmeyi düşünüyorsanız yerel halkın çoğunluğunun oldukça
marjinal ve yeni fikirlere açık insanlar olduğunu aklınızda
bulundurmanızda yarar var.
Brighton'da İngiltere’de yer alan en
büyük sanat festivali de dahil olmak üzere pek şok sıradışı ve marjinal
festivale evsahipliği yapar.
2005 yılı seçimlerinde Yeşil Parti’ye %22 oranında oy veren halkın önemli bir kısmı politikayı aktif olarak takip eder.
- Liman, marina, saat kulesi, Royal Pavillion ve şehrin simgesi haline gelmiş diğer yerleri mutlaka görün
- Dünyanın en eski su altı müzesi Brighton Saline Centre’a uğramayı ihmal etmeyin
- Yürüyerek ya da üstü açık iki katlı otobüslerle yapılan şehir turlarına katilin
- Kemp Town’daki restoran, café ve barlara uğrayın
- Beachy Head’de yukardan muhteşem deniz manzarasını seyredin, piknik yapın
- Devil’s Dyke’da güneşlenin, uçurtma uçurun, yamaç paraşütü ve diğer sporları deneyin
- Corn Exchange’de tiyatrolara, spor karşılaşmalarına, konserlere gidin
İngiltere dendiğinde çoğumuzun aklına her daim yağmurlu ve sisli bir
hava gelir. Bu önyargı ne yazıkki büyük ölçüde doğrudur. Sisten göz
gözü görmeyen caddeler daha çok eski zamanlarin, mesela Oliver Twist'in
yaşadığı zamanın Londra’si yüzünden nam salmış olsa da, İngiltere’nın
yıl boyu yağmurlu olduğu şu götürmez bir gerçektir. İngiltere’nin
havası aynı zamanda oldukça değişken ve güvenilmezdir. Yaz aylarında
soğuktan titreyebilirsiniz, ya da kışın ortası gayet ılılmlı bir
havanın tadını çıkarabilirsiniz. Bu hava konusu, İngilizler için tam
bir “ice breaker”dir. “Buz kırıcı” olarak Türkçe’ye çevirebileceğimiz
bu terim, birbirini tanımayan insanların konuşmaya başlamasını sağlayan
konulardan bahsetmek için kullanılır. Duruma göre havanın ne kadar
güzel ya da ne kdar kötü olduğundan uzun uzun bahseden iki kişi
görürseniz bilinki orlar İngiliz’dir. Hele hele bu iki kişi kuyrukta
bekliyorsa hiç şüpheniz olmasın. Çünkü İngiliz’lerin ikinci ayırt edici
özelliği de ne kadar uzun olursa olsun hiç sıkılmadan ve şikayet
etmeden düzenli bir şekilde kuyrukta beklemektir!
İngiltere
özellikle Türkiye ile kıyasladığımızda çok geniş bir yüzölçümüne sahip
değildir. Bu nedenle iklim de çoğu yerde aşağı yukarı aynı seyreder.
İskoçya ve Manchester , Liverpool gibi İngiltere’nin kuzeyindeki
şehirlerde havanın çok daha sert ve soğuk olduğunu yine de aklınızda
bulundurmanızda yarar var.
Brighton İngiltere’nin güney
sahilinde olması dolayısıyla diğer bölgelere oranla daha ılıman ve
güneşli bir iklime sahiptir. Buna rağmen, denizin soğuk olmasına ve
sert rüzgarlara da hazırlıklı olmalısınız.
Brighton’a en yakın havaalanı, şehrin 40 kilometre kuzeyindeki Londra
Gatwick Havaalanıdır. Buraya karayolu ya da trenle 40 dakika da
ulaşabilirsiniz.
Heatrow Havaalanı ise yaklaşık 1 saat
uzaklıkta. Başkent Londra’nın trenle 50 dakikalık mesafede olması
öğrenciler için bu şehri oldukça çekici kılan faktörlerden biri.
Brighton’da
şehir içi ulaşım oldukça zahmetsiz. Şehir küçük ve düzenli olduğu için
bisiklet en iyi çözümlerin başında geliyor, zaten şehir planlamasında
bisiklet yolları oldukça güvenli ve detaylı bir şekilde belirlenmis.
Çoğu
yer yürüme mesafesinde olduğu gibi, düzenli ve ucuz bir otobüs servisi
de şehir halkının hizmetinde. Tren istasyonu ise şehre 10 dakika
uzaklıkta.
Şehir merkezinde park yeri bulmak İngiltere’de birçok
yerde olduğu gibi burada da sorun, ama Park&Ride adı verilen
sistemle arabanızı park ettiğiniz yerden her 10 dakika da bir hareket
eden otobüslerle şehre ulaşabiliyorsunuz.
İngiltere’de öğrencilere sunulan en avantajlı konaklama opsiyonu aile
yanı konaklamadır. Aile yanı konaklamada öğrenci gittiği okulla
anlaşmalı ve sağlam referanslara sahip bir İngiliz ailenin evinde
kendine ait konforlu bir odada kalir. İsteğe göre tam pansiyon ya da
yarım pansiyon olarak yapılabilecek bu düzenleme okulda
öğrendiklerinizi her gün düzenli olarak pratik yapmanıza ve ülkenin
kültürünü gözlemlemenize olanak tanır. Daha pahalı fakat size daha
fazla özgürlük olanağı tanıyacak bir diger seçenek ise öğrenci
yurtlarında kalmaktır. Aile yanı konaklamada kendi odanıza sahip
olursunuz, yurtlarda ise genellikle odanızı bir ya da birkaç öğrenciyle
paylaşmak durumundasınız.
İngiltere’de uzun dönem kalan bir çok
öğrencinin tercihi “shared house” denilen evlerdir. Oda kirası ve
faturaların bir bölümünü ödeyerek mutfağı ve banyoyu evde kalan diğer
kişilerle paylaşırsınız. Eğer daha fazla bağımsızlık ve konfor
istiyorsanız tanıdığınız arkadaşlarınızla ortaklaşa ya da kendinize ait
bir apartman dairesi ya da ev kiralayabilirsiniz. İngiltere’de genelde
6 aydan kısa süreli kontrat mümkün değildir. Ev sahibi 1 ya da 1,5
aylık kira bedelini depozit olarak peşinen ister ve evden ayrılırken
herhangi bir zarar ya da eksiklik bulursa bu paranın bir kısmını tutma
hakkına sahiptir.
Eğer kısa dönem için Brighton'da
bulunacaksanız, bir tatil şehrinde bulunmanın getirdiği avantajdan
yararlanıp okulunuza yakın bir otel ya da pansiyonda kalmak da bir
diğer alternatifiniz. Brighton’la ilgili aklınızda bulundurmanız
gereken nokta özellikle yaz aylarında turist akınına uğrayan bu şehirde
kaliteli konaklama bulmakta zorluk çekme ihtimali. Ama iyi bir haber de
kiraların Londra, Oxford ve Cambridge gibi bazı şehirlere oranla daha
düşük olması.